Videodaki Oyuncular: Axel Haze, Richelle Ryan

Üvey Oğlumun Cinsel İhtiyaçları Türkçe Altyazılı JAV Porno

Kaza haberini aldığımda kalbim ağzıma gelmişti. Üvey oğlum hastanede yatıyordu; iki kolu, iki bacağı alçıdaydı. Doktorlar “En az üç ay hareket edemeyecek” dediğinde oğlumun yüzündeki ifade hâlâ gözümün önünde. Utanç, öfke ve çaresizlik bir aradaydı.

Eve getirdiğimizde her şeyi ben yapıyordum: Yemek yedirmek, yıkamak, çevirmek, ilaçlarını vermek… İlk hafta sadece hayatta kalmaya odaklandık. İkinci haftanın sonunda ise bir gece, alçıların arasından boğuk bir ses yükseldi:

“Anne… dayanamıyorum artık.”

Yanına oturdum. “Ağrın mı var?”

Başını salladı. Yüzün kızarmıştı. “Başka türlü… Sabahları, geceleri… sürekli sertleşiyor. Kaşıyamıyorum, tutamıyorum. Çıldırmak üzereyim. Lütfen… yardım et.”

Bir an donup kaldım. Üvey oğlumdu. Yıllardır aynı çatı altında yaşamıştık ama böyle bir sınır hiç konuşulmamıştı. Yine de o çaresiz bakışlar… “Sadece üç ay,” diye fısıldadım. “İyileşene kadar. Sonra hiç konuşmayacağız.”

İlk gece yatağının kenarına oturdum. Battaniyeyi indirdim. Alçıların arasında sertleşmiş organı gerilmiş duruyordu. Elime aldığımda oğlumun nefesi kesildi. Yavaşça hareket ettirdim; yukarı, aşağı, başparmağımla ucu ovuşturarak. Oğlum gözlerini kapamış, dişlerini sıkmıştı. “Daha sıkı… lütfen,” diye inledi. Tempo tuttum. Birkaç dakika içinde belini olduğu kadar kaldırdı ve sıcak dölünü parmaklarıma boşalttı. Titreyerek “Teşekkür ederim…” diye mırıldandı. Ben ise ellerimi yıkarken aynada kendime uzun uzun baktım.

Ertesi gece daha uzun sürdü. Bu sefer yanına uzandım. Organını avuçladığım gibi göğüslerimi de açtım. “İzle,” dedim. “Belki daha çabuk olur.” Oğlumun bakışları memelerimde gezindi. Elini tutamıyordu ama gözleriyle her şeyi söylüyordu. Daha hızlı çektim, ara sıra eğilip dilimle ucunu yaladım. Oğlum boğuk bir sesle boşaldı; bu sefer bir kısmı çeneme sıçradı.

Üçüncü günden itibaren “sadece el” yetmemeye başladı. “Ağzınla… lütfen,” diye yalvardı. Alçıların arasında kıpırdayamıyordu ama sesi kararlıydı. Dizlerimin üzerine çöktüm, organını dudaklarımın arasına aldım. Yavaş yavaş derine indirdim, dilimi gezdirdim, emdim. Oğlumun inlemeleri odayı dolduruyordu. “Anne… boğazına kadar al,” diye fısıldadı. İtaat ettim. Her yutkunuşumda boğazım kasılıyor, tükürükler çeneme akıyordu. Boşaldığında geri çekilmedim; her damlasını yuttum.

Bir hafta sonra sınırlar iyice bulanıklaşmıştı. Oğlum artık sadece rahatlamak değil, içimde olmak istiyordu. “Sadece bir kere dene… kıpırdayamıyorum zaten, sen kontrol et,” dedi. Uzun süre direndim. Sonra bir gece, alçılarını yastıklarla destekleyip bacaklarımı iki yana açarak üzerine oturdum. Ucu ıslaklığıma değdiğinde ikimiz de nefesimizi tuttuk. Yavaşça indim. Her santimde içim onu sarıyor, oğlumun yüzünde hem acı hem zevk ifadesi beliyordu. Tamamen oturduğumda bir süre kıpırdamadan kaldım. Sonra kalçalarımı hareket ettirmeye başladım. Yavaş, derin, kontrollü. Oğlumun bakışları göğüslerimde, yüzümde, birleştiğimiz noktada geziniyordu. “Daha hızlı… anne, lütfen,” diye inledi. Tempo tuttum. Her inişte alçıların hafif tıkırtısı duyuluyor, ten sesleri karışıyordu. Orgazmım geldiğinde içim kasılarak onu sıktı. Oğlum da aynı anda boşaldı; sıcak dölünü en dibime akıtırken ismimi boğuk boğuk tekrarladı.

O geceden sonra “yardım” rutinimiz değişti. Sabahları el ve ağız, akşamları ise ben üstte, onu içime alarak. Bazen sırtüstü yatıyor, ben ters dönüp hem emiyor hem de kendimi okşuyordum. Bazen alçılarının arasında dikkatlice pozisyon değiştirip onu arkadan alıyordum. Her seferinde aynı fısıltı: “Sadece üç ay… sadece yardım.”

Ama üç ay dolmadan ikimiz de biliyorduk ki bu artık sadece yardım değildi. Oğlumun bakışları değişmişti. Benim bedenim, onun için hem ilaç hem de bağımlılık olmuştu. Bir gece, içinde boşaldıktan sonra alnımı onun alnına dayadım.

“İyileşince… duracak mıyız?” diye sordum.

Oğlum gülümsedi. Alçıların arasından zor belini kaldırıp dudağımı öptü.

“Sen karar ver, anne. Ama ben… seninle böyle kalmak istiyorum.”

Alçılar hâlâ üzerindeydi. Üç ay henüz dolmamıştı. Ama o gece, terli çarşafların arasında, üvey oğlumun dölünü içimde taşırken anladım ki bu anlaşma, başladığımızdan çok daha derin bir yere evrilmişti.

Ve ikimiz de, iyileşme günü geldiğinde ne yapacağımızı hâlâ bilmiyorduk.

Yorum Yap

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*