Videodaki Oyuncular: Alex Adams, Emma Magnolia

Üvey Kardeşim Ne Derse O Türkçe Altyazılı Porno

Aubry Babcock evin ablasıydı. Hem boyuyla hem de tavırlarıyla. Üvey kardeşi ne zaman yanına gelse, o zaten ne istediğini biliyordu. Bu sefer de öyle oldu.

Öğleden sonra ev bomboştu. Aubry salonda uzanmış, telefonuyla oynuyordu. Kardeşi yanından geçerken kız başını kaldırmadan konuştu:

“Gel buraya.”

Adam durdu. Aubry doğruldu, uzun bacaklarını açtı, kısa şortunun paçasından belli olan kalın uyluklarını gösterdi. “Canım sıkıldı. Sen de öyle bakma, biliyorum aklından neler geçiyor.”

Kardeşi bir şey demedi. Aubry ayağa kalktı, önüne geçti, tişörtünü başından çıkardı. Sütyensiz, dolgun göğüsleri karşıdaydı. “Bugün ben ne dersem o olacak. İtiraz yok.”

Adamın pantolonundaki kabartı zaten cevabı vermişti. Aubry gülümsedi, elini oraya koydu, sıvazladı. “Hımm… hazır olmuşsun. Güzel.”

Fazla vakit kaybetmedi. Kardeşini koltuğa oturttu, kendisi diz çöktü. Fermuarı indirdi, o sert siki dışarı çıkardı ve direkt ağzına aldı. Yavaş yavaş değil, iştahla. Tükürükler aktı, boğaz sesleri çıktı. Ara sıra başını çekip “Beğendin mi ablanın ağzını?” diye soruyor, cevap beklemeden tekrar yutuyordu.

Bir süre öyle devam etti. Sonra ayağa kalktı, şortunu ve külotunu indirdi, kardeşinin kucağına çıktı. Siki amının dudaklarına sürttü, ıslaklığını belli etti. “Bak ne kadar hazırım. Şimdi yavaş yavaş oturacağım. Sen de kıpırdama.”

Santim santim indi. Yüzü gerildi, “Kocaman…” diye mırıldandı ama dibine kadar oturdu. Birkaç saniye öyle kaldı, sonra kalçalarını oynatmaya başladı. Yavaş, ağır, bilinçli. Ellerini kardeşinin omuzlarına koydu, göğüsleri yüzüne değiyordu. “Böyle… evet, böyle sik ablanı.”

Tempo arttı. Aubry zıplamaya başladı. Her inişte etler şap şap ses çıkarıyordu. Kardeşi altından tutup kaldırmak istediğinde kız ellerini indirdi. “Dur. Bugün ben yönetiyorum.” Ve yönetti. Bazen yavaşladı, siki neredeyse çıkacak hale getirdi, bazen tam kökten oturup kendi etrafında döndü.

Sonra yer değiştirdiler. Aubry sırtüstü yattı, bacaklarını geniş açtı. “Hadi, şimdi sen çalış. Ama tempolu.” Kardeşi üstüne çıktı, girdi ve sertçe vurmaya başladı. Aubry’nin inlemeleri salonda yankılandı. “Daha sert… ablanı düzgün sik… evet böyle!”

Bir ara ters çevirdi kendini. Dizleri ve elleri üstünde, kıçını kaldırdı. “Arkadan. Hem de kökten.” Kardeşi arkadan yapıştı, kalın siki amına gömüldü. Her darbede Aubry’nin dolgun kalçaları dalgalanıyordu. Kız ara sıra geriye bakıp “Daha hızlı, yetişemiyorsun” diye taşlıyordu.

Uzun süre böyle gitti. Aubry bir noktada “İçime boşal” diye net emretti. Kardeşi birkaç sert hamleden sonra dayanamadı, siki zonklayarak kızın içine boşaldı. Aubry o sırada kendi de gelmiş, bacakları titrerken “İyi… çok iyi” diye mırıldanıyordu.

Bir süre öyle kaldılar. Aubry yavaşça doğruldu, akan dölü parmağıyla silip gülümsedi. “Temizle şunu.” Kardeşi eğilip dilini uzattığında kız başını okşadı. “Aferin. Bir dahakine de böyle olacak. Ben ne dersem o.”

O günden sonra evde kurallar netleşti. Aubry ne zaman “gel” dese, kardeşi geliyordu. Bazen salonda, bazen kendi odasında, bazen mutfakta. Her seferinde kız ne istiyorsa o oluyordu. Üstte, altta, arkadan, ağızdan… Aubry yönetiyor, kardeşi de uyuyordu.

Çünkü büyük üvey abla bir şey istedi mi, gerisi laftı. Ve Aubry Babcock, istediğini her zaman alıyordu.

Yorum Yap

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*