Videodaki Oyuncular: Lady Fyre

Şirket Yemeğinde Sarhoş Olduk Türkçe Altyazılı JAV Porno

Şirketin yeni işe alınanlar için düzenlediği karşılama partisi, beklenenden daha uzun sürmüştü. Salonun ışıkları loş, müzik hafif, masalar boşalmış şişe ve bardaklarla doluydu. Ben de her zamankinden fazla içmiştim. Başım dönüyor, adımlarım sendeleyordu. Tuvalete gitmek bahanesiyle salondan çıktım ama koridorda dengemi kaybedip duvara yaslanmak zorunda kaldım.

O sırada yanımda bir ses duydum.

“İyi misiniz?”

Başımı kaldırdığımda Aizawa Minami’yi gördüm. Resepsiyondaki o her zaman mesafeli, kusursuz giyimli kadın. Koyu saçları omzuna dökülmüş, gözlerinde her zamanki soğukkanlı ifade yerine hafif bir endişe vardı. Koluma girdi, ağırlığımı kolayca taşıdı.

“Sizi eve bırakacağım,” dedi. İtiraz edecek gücüm yoktu. Taksiye binip adresimi mırıldandım. Yolda neredeyse uyuyakalmıştım. Kapı önüne geldiğimizde Aizawa, anahtarımı cebimden alıp daireye kadar çıkardı. Beni kanepeye bıraktı, mutfağa geçip su getirdi.

“İçin,” dedi, bardağı uzatırken. “Sonra yatarsınız.”

Suyu içerken bakışlarımız kesişti. Oturduğu yerden kalkmadı. Dizleri hafifçe birbirine değiyordu. Sessizlik uzadıkça aradaki mesafe garip bir şekilde daraldı. Aizawa eğildi, alnıma dokundu.

“Ateşiniz yok ama çok bitkinsiniz.”

Parmakları şakağımda gezindi. Sonra yavaşça aşağı indi, boynuma, yakama. Ellerini çekmedi. Gözlerim yarı açıktı; hem serhoştum hem de olan biteni net hissediyordum. Aizawa’nın yüzü yaklaştı. Dudakları önce köşeme değdi, sonra tam üzerine kapandı. Öpücük yumuşak başladı ama hızla derinleşti. Dili içeri girdiğinde inledim. Elleri gömleğimin düğmelerini çözmeye koyuldu.

“Aizawa-san…” diye mırıldandım.

“Susun,” dedi alçak ama net bir sesle. “Bu gece ben karar veriyorum.”

Gömleğim açıldı. Dudakları boynuma, köprücük kemiklerime indi. Dişlerini hafifçe geçirdi, emdi. Elleri kemerime gitti, pantolonumu indirdi. Ben hâlâ yarı baygın halde kanepede yatıyordum; o ise dizlerinin üzerine çöküp araya girdi. Elini boxer’ımın üzerinden gezdirdi, sertliğimi hissettiğinde dudaklarında ince bir gülümseme belirdi.

Boxer’ı da indirdi. Sıcak nefesini tenimde hissettim. Dili yavaşça yaladı, sonra ağzına aldı. Başını sallarken bir eliyle taşaklarımı kavradı, diğerini göğsüme koydu. Boğazının derinliğine kadar indirdiğinde bacaklarım gerildi. Tükürük sesleri, yutkunmaları, arada çıkan boğuk iniltileri… Her şey başımı daha da döndürüyordu. Ellerim saçlarına gitti ama o kontrolü bırakmadı. Tempo onun istediği gibiydi; bazen yavaş ve eziyetli, bazen derin ve hızlı.

Bir süre sonra doğruldu. Elbisesini omuzlarından sıyırdı, sütyenini çıkardı. Göğüsleri serbest kaldığında eğilip onları yüzüme doğru uzattı. Ağzımla yakaladım, emdim, dilimle uçlarını sertleştirdim. Aizawa başını geriye attı, kısa bir inilti çıkardı. Sonra ayağa kalktı, külotunu indirdi ve kucağıma geçti.

Islaklığı organımın ucuna değdiğinde ikimiz de nefesimizi tuttu. Yavaşça indi. Her santimde içi beni sıkıyor, sarıyordu. Tamamen oturduğunda bir an kıpırdamadı; sadece nefes alıp vererek alıştırdı kendini. Sonra kalçalarını hareket ettirmeye başladı. Öne arkaya, yavaş ve derin. Ellerini omuzlarıma koydu, gözlerimi hiç bırakmadan sallandı.

“Bakın bana,” dedi. “Kaçmayın.”

Tempo arttı. Aizawa’nın göğüsleri her inişte sarsılıyor, inlemeleri kesik kesik çıkıyordu. Ben de kalçalarımı yukarı kaldırarak ona uyum sağladım. Temas sesleri, tenin teni çarpma sesi, ikimizin de düzensiz nefesi odayı doldurdu. Aizawa bir ara öne eğildi, dudağımı ısırdı, sonra boynuma gömüldü. İçerideki baskı artmıştı; orgazmı yaklaşırken kasıkları daha sıkı kavrıyordu.

“Gel…” diye fısıldadı. “Benimle birlikte.”

Birkaç sert hareket sonra ikimiz de boşaldık. Aizawa’nın sırtı gerildi, içi ritmik olarak kasıldı, boğuk bir iniltiyle başını göğsüme düşürdü. Ben de içinde boşalırken ellerim belini sımsıkı kavramıştı. Uzun saniyeler öyle kaldık; terli, nefes nefese, hâlâ birbirine bağlı.

Aizawa yavaşça kalktı, yanımda uzandı. Parmak uçlarıyla göğsümdeki teri sildi. Sesinde hâlâ o kararlı ton vardı ama bu sefer daha yumuşaktı.

“Yarın ofiste birbirimizi görünce garip davranmayın,” dedi. “Bu gece yaşandı. Ve… belki yine yaşanır.”

Gözlerimi kapattım. Alkolün etkisi hâlâ vardı ama artık başka bir şey daha vardı: Aizawa Minami’nin teninin kokusu, sesi, bedeninin ağırlığı. Resepsiyondaki o ulaşılamaz kadın, bir geceliğine tamamen farklı biri olmuştu. Ve “hayır” demeyi kabul etmeyen o kararlılık, şimdi bile odanın içinde hissediliyordu.

Sabah olduğunda her şey değişmiş olacaktı. Ama o an için, karanlık odada, sadece ikimizin nefesi vardı.

Yorum Yap

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*