Videodaki Oyuncular: Abigail Mac, Johnny Castle

Karısını Üvey Oğlu Sikerken İzliyor Türkçe Altyazılı Porno

Nora ayna karşısında durmuş, elbiseyi bir o yana bir bu yana çekiştiriyordu. Yeni aldığı elbise hâlâ gelmemişti. Omuzları gergindi, kaşları çatıktı. Arkasında duran kocası Roger, “Harika görünüyorsun,” diye fısıldadı. Nora dönüp ona baktı. Bakışlarında şükran yoktu, sadece sitem vardı. “Senin yüzünden,” dedi. “En ucuz kargo yöntemini seçtin. Elbise bugün burada olacaktı. Şimdi bu eski şeyle karşılamak zorundayım.” Roger’ın sesi yumuşadı. “Telafi ederim. Bir gün çıkıp istediğin her şeyi alırız.” Nora cevap vermedi. Sadece pencereden dışarı baktı.

Kapı zili çaldığında evin içindeki gerilim biraz dağıldı. Mark arabadan indi. Üniversiteden yeni gelmişti, omzunda bir çanta, elinde anahtarlar. Roger kapıyı açtı, oğlunu kucakladı. Mark babasına gülümsedi ama kucaklaşması biraz mesafeliydi. Sonra gözleri Nora’ya kaydı. Nora da ona bakıyordu. İlk kez karşı karşıya geliyorlardı. Mark elini uzattı. “Merhaba, ben Mark.” Nora’nın eli onun eline değdi. “Nora.” Sesinde bir sıcaklık vardı. Gözleri Mark’ın yüzünde, omuzlarında, duruşunda dolaştı. Bir an için gülümsedi, gerçek bir gülümseme.

Mark içeri girmeden önce arabaya döndü. “Birkaç şey daha var, hemen geliyorum.” Arkasını döndüğü anda Nora’nın ifadesi değişti. Bakışları Mark’ın gidişini takip etti. Roger’ın yanındaydı hâlâ ama aklı başka yerdeydi. Parmaklarıyla Mark’ın gittiği yöne işaret etti, yüzünde aç bir ifade belirdi. Roger ona bakıyordu. Nora yavaşça döndü, kocasının gözlerinin içine baktı.

“Alışveriş gezisini unut,” dedi. Sesinde pazarlık yoktu, net bir istek vardı. “Onun yerine… Mark’ı istiyorum.”

Roger’ın yüzü bir an için dondu. Nora’nın bakışları sabitti. Yeni evlilikleri henüz taze, evdeki denge hâlâ kırılgandı. Ama Nora kararını vermişti. Üniversiteden dönen üvey oğul, o gün eve sadece eşyalarıyla değil, Nora’nın tüm dikkatini de getirmişti. Roger’ın “her şeyi telafi ederim” vaadi, Nora’nın zihninde çoktan başka bir şekle bürünmüştü.

Mark arabadan ikinci kez döndüğünde, evin kapısında bekleyen iki kişi vardı. Biri onu karşılamaya hazır, diğeri ise çoktan başka bir şey planlamıştı. Nora’nın gözleri yine Mark’a kaydı. Bu sefer gülümsemesi daha uzun sürdü. Roger ise sessizce kenara çekildi. Yeni düzen, o günden itibaren yavaş yavaş değişmeye başlamıştı.

Nora için Mark, sadece üvey oğul değildi. O gün kapıdan içeri giren genç adam, onun için yeni bir isteğin, yeni bir arzunun simgesi olmuştu. Roger’ın ucuz kargo hatası, elbiseyi geciktirmişti belki. Ama o gecikme, Nora’nın gözlerini tamamen başka bir yöne çevirmişti. Artık alışveriş çantaları, mağaza vitrinleri değil; Mark’ın eve dönüşü, onun varlığı, onun varlığıyla birlikte gelen o yeni gerilim önemliydi.

Akşam yavaşça çökerken, evin içinde konuşulmayan şeyler birikti. Nora Mark’a daha sıcak davranıyor, sorular soruyor, gülümseyordu. Mark da bu ilgiye karşılık veriyor, babasına göre daha rahat görünüyordu. Roger ise arada bir araya giriyor, gergin bir neşe sergiliyordu. Herkes yeni bir düzenin eşiğinde olduğunu hissediyordu ama kimse henüz açıkça söylemiyordu. Nora’nın o öğleden sonra söylediği cümle, hâlâ havada asılı duruyordu: “Mark’ı istiyorum.”

Bu istek, o günden sonra evin atmosferini değiştirecekti. Nora’nın memnuniyetsizliği, Roger’ın telafi çabaları ve Mark’ın eve dönüşü, üçgenin ilk köşelerini oluşturmuştu. Her şey o basit tanışma anında, Nora’nın Mark’a baktığı ve “onun yerine onu istiyorum” dediği o kısa cümlede başlamıştı.

Yorum Yap

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*