Videodaki Oyuncular: Mehtapsoykan
Evli Kadın İşçisiyle Sikişiyor Türkçe Altyazılı JAV Porno
İş çıkışı ani bir sağanak bastırdı. Caddeler bir anda sular altında kaldı, taksi bulmak imkânsızdı. Kadın müdürüm Ruisa ile aynı durakta mahsur kalmıştık. Saçları sırılsıklam, bluzu vücuduna yapışmış, makyajı hafifçe bozulmuştu ama o haliyle bile dikkat çekici duruyordu. “Arabam yakın,” dedim. “En azından yağmur dinene kadar orada bekleriz.”
Station wagon’ın arka koltuğuna sığındık. Dışarıda yağmur camlara şiddetle vuruyor, içerisi ise soğuk ve nemliydi. Ruisa titriyordu. “Üşüdüm,” dedi kısık sesle. Ceketimi omuzlarına örttüm ama yetmedi. Bir süre sonra birbirimize yaklaştık. Önce omuzlarımız değdi, sonra kollarımız. Vücut ısımızı paylaşmak için sarıldık. Islak saçları boynuma yapıştı, nefesleri tenime değdi. O an her şey değişti.
Ruisa başını kaldırıp gözlerime baktı. Dudaklarımız birbirine değdiğinde hiçbirimiz geri çekilmedik. Öpüşme yavaş başladı, sonra hızlandı. Ellerim beline kaydı, bluzunun düğmelerini tek tek açtım. Islak kumaşın altından sıcak teni ortaya çıktı. O da benim gömleğimi çıkardı. İkimiz de sırılsıklam ve nefes nefese kalmıştık. Arka koltukta yer daralıyordu ama umurumuzda değildi.
Ruisa üzerime çıktı. Etekini beline kadar sıyırdı, külotunu kenara çekti. Ben de pantolonumu indirdim. Islak tenlerimiz birbirine yapışırken yavaşça içine girdim. Ruisa’nın iniltisi arabanın içinde boğuk boğuk yankılandı. Elleri omuzlarıma dayandı, belini kıvırarak ritmi tuttu. Her hareketle araba hafifçe sallanıyordu. Dışarıdaki yağmur sesi, içerideki inlemelerimize karışıyordu.
Pozisyon değiştirdik. Ruisa sırtüstü yattı, bacaklarını açtı. Ben üzerine eğildim, daha derine indim. Göğüslerini avuçladım, ıslak saçlarını yüzünden çektim. “Daha sert…” diye fısıldadı. İsteğini yerine getirdim. Her itişte araba daha belirgin sallanmaya başladı. Süspansiyonlar ses çıkarıyor, camlar buğulanıyordu. Ruisa tırnaklarını sırtıma geçirdi, “İçimde… bırak,” diye yalvardı.
Ritim iyice hızlandı. Ruisa’nın sesi yükseldi, bacakları belime kilitlendi. Zirveye ulaşırken tüm vücudu titredi. Ben de kendimi tutamadım; sıcaklığı içinde bıraktım. Bir süre öyle kaldık, nefeslerimiz düzelirken yağmur hâlâ dinmiyordu. Ama ikimiz de soğuğu unutmuştuk.
Ruisa gülümseyerek doğruldu. “Bir kez daha…” dedi. Bu sefer arkadan girdik. Ellerini koltuğun arkasına koydu, ben belinden tuttum. Her darbede araba daha fazla sallanıyordu. Camlar tamamen buğulanmış, dışarıdan içerisi görünmez olmuştu. Ruisa’nın inlemeleri kesik kesik çıkıyor, “Daha… daha fazla,” diye mırıldanıyordu. İkinci kez de içine bıraktım. Bu sefer daha uzun, daha yoğun oldu.
Yağmur saatlerce sürdü. Biz de arabanın arka koltuğunda, ıslak tenlerimizle, birbirimizi ısıtarak defalarca birbirimize sarıldık. Her seferinde araba sallanıyor, her seferinde Ruisa daha istekli hale geliyordu. Sabaha karşı yağmur dinmeye başladığında ikimiz de bitkin ama tatmin olmuş haldeydik. Ruisa saçlarını düzeltirken bana baktı. “Bu gece… kimseye anlatma,” dedi. Ben de başımı salladım.
O günden sonra ofiste her şey eskisi gibi görünüyordu. Ama ikimiz de biliyorduk ki ani bir sağanak, ıslak saçlar ve sarsılan bir araba, aramızda bambaşka bir şey bırakmıştı.